Ölü Canlar

Ölü Canlar, yazarının elinde ayrıntılarla ince ince işlenen ve uzun bir yazım sürecini kapsayan başyapıtlardandır. Yayımlanmasının üzerine edebiyat çevreleri tarafından övgü ve yergilerin hedefi olan eser; 19. yüzyıl Rusyası’nın günlük yaşamının, sokaktaki insanının ve onların tecrübe ettiği ruh hâllerinin sayfalara yansımasıdır. Gogol, Ölü Canlar’da bir yüzü toplumu dönük olan; yalnızca görünene değil, eylemlerin arkasına da açılan bir ayna konumundadır.

204 TL 340 TL

“Küçük insanlar”ın yazarı olarak adlandırılan Gogol; Rus toplumunun 19. yüzyıla denk düşen dönemlerinde var olan birey ve toplum ilişkisini, gerçekçi çözümlemelerle eserlerine dâhil etmiş ve Rus realizminin öncüleri arasındaki yerini almıştır.

Ölü Canlar, yazarının elinde ayrıntılarla ince ince işlenen ve uzun bir yazım sürecini kapsayan başyapıtlardandır. Yayımlanmasının üzerine edebiyat çevreleri tarafından övgü ve yergilerin hedefi olan eser; 19. yüzyıl Rusyası’nın günlük yaşamının, sokaktaki insanının ve onların tecrübe ettiği ruh hâllerinin sayfalara yansımasıdır. Gogol, Ölü Canlar’da bir yüzü toplumu dönük olan; yalnızca görünene değil, eylemlerin arkasına da açılan bir ayna konumundadır.

Yazar, başkahramanı Çiçikov'un okuyucunun hoşuna gidip gitmeyeceğinden kuşkuludur zira Çiçikov; bütün yaşamını yalnızca zengin olma arzusu uğruna feda ederek daima bir yerlere yetişmek çabasıyla Rusya sokaklarında koşturan, sıradan insanın tipidir. Onun karmaşık iç dünyası, bütünüyle anlaşılamaz değildir; nihayetinde Çiçikov, yazım sürecinde Gogol'un geçirdiği ruhsal krizlerin ortağı ve en yakın tanığıdır.

Ölü Canlar, üç cilt olarak yazılmak üzere planlanır; Çiçikov’a biçilen ömür, üç ciltlik bir süreçtir. Lakin ilk ciltteki kahramanların olumsuz özellikler göstermesi yazarı rahatsız eder; ikinci ciltte de Çiçikov, yüce gönüllü bir insana dönüşemez. Bu bir ceza mıdır, bilinmez; ikinci cildin yaprakları, tüm el yazmaları, yazar tarafından ateşe atılır. Çiçikov; belki de umut vadeden bir insan tipine dönüşecekken Gogol'un yaktığı ateşin alevlerine mahkûm kalır. Asla yazılamayan üçüncü cilt ise siz okuyucuların engin yaratıcı gücüne bırakılır. Elinizdeki kitabı okuyan her zihin, kendi Çiçikov’unu yaratacaktır.

Benim de uzun bir süre garip kahramanımla el ele yürümeme, olağanüstü bir hızla geçip giden hayatını herkesin gördüğü gülüşler ve kimsenin göremediği esrarengiz gözyaşları arasından izlememe karar verilmiş. 

Kategori Roman
100 Temel Eser - Lise
Cilt Türü Karton Kapak
Basım Tarihi: 2025
Basım Yeri: Ankara
Baskı Sayısı 1. baskı
Ebat: 13.5X21.5
Dil: Türkçe
Kâğıt Türü: Kitap Kâğıdı
Sayfa Sayısı: 392
Barkod: 9786051217932
ISBN: 978-605-121-793-2
Nikolay Vasilyeviç Gogol

Geçen yüzyılın edebiyat çevrelerinde adından sıkça söz edilen Nikolay Vasilyeviç Gogol, 31 Mart 1809’da Poltova yakınlarındaki Velikiye Soroşinzy’de dünyaya geldi. Klasik çiftçilerden farklı olarak sanata önem veren bir aileden gelen Gogol, eğitiminin ilk bölümünü Paltova’da gördü. Edebiyata, Neshin’de liseye devam ettiği yıllarda merak duymaya başladı.

1820’de devlet memuru olmayı tasarlıyordu. Bu nedenle 1820 yılında Saint Petersburg’a gitti. Bir süre devlet dairelerinin birinde çalıştı. 1829’da "Hans Küshelgarten"i adlı ilk şiirinin yayınlanmasıyla edebiyat çevrelerinde isminden söz edilmeye başlandı. Halkın yoksulluğuna ve çaresizliğine tanık olan ve bu duruma çare arayan Gogol, kendisi gibi bu sorunlara duyarlı yaklaşan Puşkin ve Belinski’nin desteğiyle eleştirel gerçekçi yazarlar arasında yerini aldı. 1935 yılında memurluk yaşamını sonlandırıp yalnızca yazarlık yapmaya başladı. Özellikle Rus ilerici çevreleri onun yapıtlarında toplumsal eleştirinin izlerini görerek belli bir paye verdiler.

1836’dan sonra ülkesinden ayrılarak İtalya, Fransa ve İsviçre’ye gitti. Yurtdışında bulunması onun ilerici çevrelerden kopmasına neden oldu. Gittiği ülkelerde dünya görüşünün gelişimini etkileyen ve sonunda demokratik hareketten uzaklaşmasına yol açan, Slavcı çevrelerden tutucu yazarlarla, özellikle de Zukovski’yle dostluk kurdu. 1840’larda Gogol’de Rusya’nın ataerkil durumunun idealleştirilmesine ilişkin düşüncelerin ağır bastığı görülmektedir. "Dostlarla Mektuplaşmalar" adlı gerici toplumsal ütopyaları içeren kitabı yazarın düşünsel sürecinde nasıl bir değişimin yaşandığına en iyi örneği oluşturur.

Rusya’da yaşadığı yıllarda yakın çevresinde yer alan Belinski’nin "Gogol’e Mektuplar" adıyla yayınladığı ve onu geçmişe sığınma çabalarına son vermesi yönündeki çağrılarını da yanıtsız bırakan Gogol, 1848’de ülkesine döndü. Dinsel ve gizemci dünyanın içine giren yazar, bir süre sonra ruhsal sarsıntılar geçirmeye başladı. Bu sarsıntıların sonucunda "Ölü Canlar"ın iki cildini oluşturan el yazmalarını yok etti.

Yalnız, huzursuz ve yoksulluk içinde yaşamını yitiren Gogol, yazarlığının ilk yıllarında romantizmin etkisi altında kaldı. 1831’de yazdığı "Dikanki’nin Önçalışmaları Üstüne Geceler"de Ukraynalı köylülerin son derece doğal, bozulmamış dünyalarını anlatarak halkın yaşamındaki güzelliği ve şiirselliği gözler önüne serdi. Ukrayna köylülerinin yaşamını anlattığı öykülerini bir araya getirdiği "Mirgorod", ünlü yazarın gözlemleriyle doludur. "Mirgorod"un içinde yer alan ve Ukrayna halkının Polonya yabancı egemenliğine karşı özgürlük savaşını anlatan "Taras Bulba" adlı öyküsü, Gogol’ün romantizmden kurtulup gerçekçi edebiyata yöneldiğinin de ilk işaretidir. Arabeskler adlıyla bir araya topladığı "Petersburg Öyküleri"nde toplumsal eleştirel çizgilere rastlanmaktadır. Gogol’un belki de en önemli eserleri arasında bulunan ülkemizde Genco Erkal tarafından sahnelenen "Bir Delinin Hatıra Defteri"nde Puşkin’in etkileri bulunmaktadır. Puşkin gibi küçük adam temasına yönelen yazar, bu tür anlatım tarzını "Palto" adlı uzun hikâyesinde sanatsal olgunluğa ulaştırmıştır. Mücadeleci ve insancıl bir anlayışla yola çıkan Gogol, Palto’da çalışkan küçük bir memurun ekseninde aristokat ve bürokratik bir düzenin çelişkilerini ortaya koyar. "Müfettiş"te ise soylular toplumunun içyüzünü gerçekçi anlayışla açıkça ortaya koymayı sürdürerek Puşkin’nin önerdiği yoldan ilerlediğini göstermiştir.

Gogol’un başyapıtı olan "Ölü Canlar" ise Rusya’daki günlük yaşamın plastik bir görünümü verilerek, feodal Rusya’yı çürümüş, çökmüş bir ülke olarak çizer. Yergisel bir gözle çizilmiş toprak sahiplerinin, devlet memurlarının ve yapıtın başkahramanı, tüccar Çiçikov’un karşısına çalışkan ve özgürlük düşkünü Rus halkını koyar. Burada yazarın basit insanlara, onların bitmek bilmeyen enerjilerine tanıklığı romanın uluslararası boyutta tanınmasına ve saygınlık kazanmasına neden olmuştur.

Gogol’ün komik öğelerle trajik öğeleri kendine özgü yoldan bir araya getiren saldırgan yergisi, çarpıcı kişilik çizimi, dili alışılmadık düzeyde çarpıcı kullanması eserlerinin hemen hemen bütün dünya dillerine çevrilmesini ve dünya çapında ün kazanmasını sağlamıştır. 4 Mart 1852’de ölen Nikolay Vasilyeviç Gogol’un eserleri Rus gerçekçi akımının gelişmesi üzerinde oldukça önemli etkileri olmuştur.

Eserleri

Roman ve Hikâyeleri: Dikanki’nin Önçalışmaları Üstüne Geceler (Veçera ne Chutore Bliz Dikanki, 1831), Mirgorod (1835), Arabesk (Arabeski, 1835), Nevski Bulvarı (Nevskiy Propekt), Bir Delinin Hatıra Defteri (Zapiski Sumasşedşego), Palto (Şinel, 1842), Ölü Canlar (Mertvye Duşi (Ölü Canlar), Müfettiş (Revizor, 1897)

Tiyatro Oyunları: Bir Evlenme (Jenitba), Bir Komedyenin İlk Temsilinden Sonra Tiyatrodan Çıkışı (Vihod iz teatra), Kumarcılar (Igroki)

 

Kullanıcı Yorumları

Henüz hiç yorum yapılmadı.

Yorum Yap

Yorum yapmak için kullanıcı hesabınızla giriş yapmalısınız!

Giriş yapmak için lütfen tıklayınız.