Hakkımızda      Edebiyat Dergileri      Kültür & Sanat      Markalarımız      Fiyat Listesi      Kitap Kapağı Seç      İletişim     
elips.com.tr



Çınaraltı Konuşmaları

Ziya Gökalp

12 TL
6,00 TL
 
0/5 (0 kişi)



"Ziya Gökalp büyük bir düşünce adamıdır. Büyük düşünce adamları, toplumu etkiler. Fakat yeni ve karmaşık bir düşünce ürettikleri için de daima yanlış anlaşılma ve basmakalıp bir değerlendirme ile basite indirgenme tehlikesine maruz kalırlar. Toplum, büyük düşünce adamlarına ihtiyaç duyduğu dönemde onların ruhundan, tutkusundan ve kişisel özelliklerinden etkilenir. Ama sonradan gelenler o ruhu anlama ihtiyacını yeteri kadar duymadan, tasavvur dünyasında o tutkuyu kendileri de yaşamadan ve fikirlerin ayrıntılarına yeteri kadar dikkat etmeden o büyük düşünce adamına yaklaşırsa, basmakalıp övgüler, anlamsız saldırılar ortalığı kaplar ya da o büyük düşünce adamı görmezden gelinir. Düşüncenin verimliliği onun kişisel bir çeşni olmaktan kurtulmasıyla ve başka zihinlerle eleştirel işbirliği kurmasıyla mümkündür. Düşünceleri kendi köşelerinde kalmaktan kurtaracak bir düşünce geleneğine, eleştirel işbirliğine ihtiyaç vardır. Ziya Gökalp, kendi zamanında bunu yapmıştır. Bizim de onun fikirlerini birer müze eseri gibi saklamak yerine, o fikirlerle düşünmemiz ve gerektiğinde yeni fikirlere doğru ilerlememiz gerekiyor."

 

Prof. Dr. Yılmaz ÖZAKPINAR

 

Kategori : Hatıra
Cilt Türü : Karton Kapak
Basım Tarihi : 2006
Basım Yeri : Ankara
Baskı Sayısı : 1
Ebat : 11.5X19
Dil : Türkçe
Kağıt Türü : 60 gr. Enzo
Sayfa Sayısı : 123
Barkod : 9789758971787
ISBN : 978-975-8971-78-6

Yazar Hakkında

(23 Mart 1876  25 Ekim 1924): Yazar, şair. Diyarbakır'da doğdu. Asıl adı Mehmed Ziya'dır. Mehmet Tevfik Efendinin oğludur. Diyarbakır Askerî Rüşdiyesini bitirdi. Mülkiye İdadîsinde okuduğu sırada Arapça, Fransızca dersleri aldı. 1895'te İstanbul'a gelerek Baytar Mektebine girdi. Son sınıfta II. Abdülhamid yönetimine karşı gizli bir teşkilâta katıldığı ve zararlı faaliyetlerde bulunduğu iddiasıyla tutuklandı (1898), dokuz ay hapis yattı. Mahkûmiyeti sonunda okula kabul edilmeyerek memleketi olan Diyarbakır'a sürüldü (1900). Bu sırada çeşitli memuriyetlerde bulundu. 1908'de Meşrutiyet'in ilânı üzerine İttihat ve Terakkî Fırkası'nın Diyarbakır şubesini kurdu. 1910'da Selanik'te toplanan parti genel kongresine Diyarbakır delegesi olarak katıldı ve merkez-i umumî üyeliğine getirildi. Bu devrede bir yandan da Selanik'te Ömer Seyfeddin ve Ali Canib Yöntem'in çıkardığı Genç Kalemler dergisine yazılar yazıyordu (1911). Millî Edebiyat akımının kuruluşu ve yayılmasını, partinin yardımları ve fikirleriyle o destekledi.

1912'de Ergani milletvekili seçildi. Balkan Savaşı çıkınca Selânik'ten İstanbul'a geldi. Darulfünûnda sosyoloji okuttu (1915- 1919). Türk Yurdu dergisine, Tanin gazetesine makaleler yazdı. 1917'de Yeni Mecmua 'yı çıkardı. İstanbul'un işgali sırasında İngilizler tarafından tutuklanarak arkadaşlarıyla birlikte Malta'ya sürüldü (1919). Ankara hükûmetinin çabaları sonunda kurtulunca (1921), Diyarbakır'a gitti ve orada Küçük Mecmua 'yı yayınlamaya başladı (1922). Yazılarıyla Millî Mücadeleyi destekledi. Daha sonra Maarif Vekâleti Telif ve Tercüme Heyeti üyeliğine tayin edildi. 1923'de Diyarbakır milletvekili seçildi. Bir yıl sonra tedavi için geldiği İstanbul'da öldü. Sultan II. Mahmud Türbesine gömüldü.

Ziya Gökalp Türk fikir hayatına tesir etmiş XX. yüzyılın ilk çeyreği içinde yetişen en önemli sosyologumuzdur.

Onun fikir hayatında ikinci devreyi Genç Kalemler dönemi teşkil eder. Bu devre Ziya Gökalp'ın Osmanlıcılık görüşünü bırakıp Türkçülük görüşünü benimsemiştir. Ziya Gökalp'ın Türkçülüğü lisanî Türkçülüktü. Bu devredeki düşüncelerini Altun Destan adlı eserinde dile getirmiştir.

Ziya Gökalp'ın fikrî hayatında üçüncü devre Durkheim'i tanıdığı ve onun sosyolojisini uyguladığı devredir. Gökalp Durkheim'in tesirinde millet, hars, medeniyet, ideal (mefkûre) kavramlarını ilmî bir şekilde değerlendirdi ve onları bir metoda bağladı. Ona göre milliyet kavramı yenileşmek anlamı taşır. Ziya Gökalp'a kadar gelişmek için belli başlı üç yol gösterilmiştir. a) Türkçülük, b) İslâmcılık, c) Medeniyetçilik. Ziya Gökalp ayrı ayrı programlara bağlı olan bu üç yolu tek bir sistem hâlinde birleştirmiş, Türkleşmek-İslâmlaşmak-Muasırlaşmak adlı eserinde bu birleşmenin programını çizmiştir.

Ziya Gökalp, sanat anlayışını çeşitli devrelerde parça parça anlatmıştır. Ancak sanat anlayışını en derli toplu ve kesin şekilde Türkçülüğün tam bir programı olan Türkçülüğün Esasları adlı eserinde vermiştir. Ona göre Türk sanatlarının hepsi Batı tekniklerine göre ele alınmalı, Halk Edebiyatından alınacak örnekler, Batı edebiyatı türleri içinde işlenmelidir. Buna göre şair ve yazarlar bir yandan halka doğru gitmeli, diğer yandan Batıya yönelmelidir. Şiirde aruz vezni yerine hece vezni kullanılmalı, halk şiirinin şekilleri benimsenmelidir. Dilde ikilik terk edilmeli, konuşma dili yazı dili olarak kullanılmalıdır.

Ziya Gökalp şiirlerinde önceleri Namık Kemal ve Tevfik Fikret'in tesirinde kalmıştır. Bazı şiirlerinin konularını halk masallarından ve destanlardan almıştır.

ESERLERİ: Şaki İbrahim Destanı (1976), Ala Geyik (1914), Kızıl Elma (1915), Yeni Hayat (1918), Altın Işık (1923), Şiirler ve Halk Masalları (1952), İlm-i İçtima Dersleri (1913), İlm-i İçtima-i Dinî (1913), İlm-i İçtima-i Hukuk (1914), Türkleşmek, İslâmlaşmak, Muasırlaşmak (1918), Rusya'daki Türkler Ne Yapmalı? (1918), Türkçülüğün Esasları (1923), Doğru Yol, Hâkimiyet-i Milliye ve Umdelerin Tasnif, Tahlil ve Tefsiri (1923), Türk Töresi (1923), Türk Medeniyet Tarihi (1925), Ziya Gökalp ve Çınaraltı (1939), Ziya Gökalp Diyor ki (1950), Ziya Gökalp'ın İlk Yazı Hayatı (1956), Ziya Gökalp'in Hayatı ve Malta Mektupları (1931), Ziya Gökalp'ın Neşredilmemiş Yedi Eseri ve Aile Mektupları (1956), Limni ve Malta Mektupları (1956).

Elips.com.tr