Ramazan Sohbetleri

Yazar Ahmet Rasim

“Bir millet kendi mazisini bütün olayları, ananeleri, onu ayıran bütün küçük farkları, şekilleri, hatıraları, hududu, hatta haritaları, bir nevi sinema demek olan tarihî içtimai, felsefi, iktisadi panoramaları ile bilmedikçe istikbali göremez.”

Tükendi

Ahmet Rasim, ağızlık çeşitlerinden fes modellerine kadar kıyafet ve aksesuarlarıyla; tiryakileri, oruç bozanlarıyla; iftar sofralarını, gece eğlencelerini, sohbet ortamlarını, güldüren üslubu ve tüm detaylarıyla anlatarak eski ramazanları bize yeniden yaşatıyor.  Bizi dönemin eski sokaklarında tekrar dolaştırarak, kendine özgü nitelikler ve özellikler barındıran, herkesin damağında farklı bir tat bırakan eski ramazanlardan bugüne ne kaldığını bir kez daha sorgulamamızı sağlıyor ve şöyle diyor:

“Bir millet kendi mazisini bütün olayları, ananeleri, onu ayıran bütün küçük farkları, şekilleri, hatıraları, hududu, hatta haritaları, bir nevi sinema demek olan tarihî içtimai, felsefi, iktisadi panoramaları ile bilmedikçe istikbali göremez.”

Kategori Hatıra
Cilt Türü Karton Kapak
Basım Tarihi: 2007
Basım Yeri: Ankara
Baskı Sayısı 1
Ebat: 11.5X19
Dil: Türkçe
Kâğıt Türü: Kitap Kâğıdı
Sayfa Sayısı: 192
Barkod: 9789756053997
ISBN: 978-975-6053-99-7
Ahmet Rasim

1865´de İstanbul´da doğdu. Bahaeddin Efendinin oğludur. Annesi tarafından yetiştirildi. İlk tahsiline mahalle mektebinde başladı. Sonra Darüşşafaka´ya girip birincilikle bitirdi (1883). Posta ve Telgraf Nezaretinde kâtip oldu. Ahmed Rasim, bu yıllarda beş vakit namaz kıldığını ve düzenli hayat yaşadığını, ancak kısa bir zaman sonra tanıştığı bir Ermeni berberin kendisini içkiye alıştırıp eğlence ve hovardalık âlemlerine götürdüğünü yazar.

Memuriyet hayatından sıkılınca, yazı yazma hevesine düştü. Fransızcadan çevirdiği yazılarını Ahmed Midhat Efendi´ye götürdü. Ünlü yazarın teveccühünü kazandı. Tercüman-ı Hakikat´te yazmaya başladı (1885). Bir taraftan da Baba Tahir vasıtasıyla Ceride-i Havadis´te fennî konularda yazılar ve tercümeler yayınlıyordu. 1885-1908 yılları arasında çok değişik dergi ve gazetelerde yazdı. Hüseyin Rahmi Gürpınar´la birlikte Boşboğaz ile Güllâbi adlı bir mizah gazetesi çıkardı. Okullar için tarih, dil bilgisi, imlâ ve aritmetik konularında ders kitapları yazdı. Menâkıb-ı İslâm adlı kitabından dolayı II. Abdülhamid´den Mecdî nişanı aldı. Alman İmparatoru Wilhelm´in Suriye gezisi sırasında 1898´de Malûmat gazetesi adına Suriye´ye, Sabah gazetesi adına da 1916´da Romanya cephesine gitti. 1927´de İstanbul´dan milletvekili seçildi. Üçüncü ve dördüncü dönem milletvekili olarak TBMM´de bulundu. 21 Eylül 1932´de Heybeliada´daki evinde öldü; cenazesi adadaki Abbas Paşa Mezarlığına gömüldü.

Ahmed Rasim çok yazan bir yazardır. Batıdan gelen yenilikleri mahallî hayat ve millî zevkle birleştirmeyi bildi. Yaşadığı devrin İstanbul´unu ve yaşayış tarzını ayrıntılı bir şekilde anlatmıştır. Renkli, canlı üslûbuyla Türkçenin zenginleşmesine hizmet etmiştir. Müşahade, hatıra ve incelemeye dayanan eserler yanında hikâye ve romanlar da yayınladı. Ahmed Rasim şiirler de yazmıştır. Şiirlerinin bir kısmı Divan Edebiyatı yolunda, bir kısmı da kendi tabiriyle "alafranga tarzda"dır.

Ahmed Rasim şarkı bestekârı olarak da tanınır. İlk musiki derslerini Darüşşafaka Lisesinin musiki muallimi bestekâr Mehmed Zekâî Dede´den aldı. Devrin ünlü saz ve sanatçıları, bestekârlarla arkadaşlık kurdu. Şarkı formunda eserler besteledi. Nota bilmezdi. Güfteleri de kendisine ait olmak üzere 65 kadar şarkı bestelemiştir. Bestekâr Osman Nihat Akın, torunudur.

Kullanıcı Yorumları

Henüz hiç yorum yapılmadı.

Yorum Yap

Yorum yapmak için kullanıcı hesabınızla giriş yapmalısınız!

Giriş yapmak için lütfen tıklayınız.